El ve El Bilek Hastalıkları

“Aklımız elimiz sayesinde konuşur” der Sartre. İnsan vücudu en gelişmiş organı elimiz yaralanmaya en açık organımızdır.

El yaralanmaları, parmak ve tırnak sorunları,

Kopmalar, Ezilmeler, Kesimeler,

Karpar Tünel ve Ulnar Tunnel gibi Sinir Sıkışma Sendromları

El tümörleri, Kalıtsal El Hastalıkları,

Parmak ve Elin Belli Bölümünün Yoklukları,

Kırıklar, Çıkıklar, Deformasyonlar,

Önkol ve Dirsek Sorunları El Cerrahisi birimimizin tecrübeli uzmanlarınca değerlendirilecektir. Tedavi edilen ellerin ve kolların rehabilitasyonu, koruyucu; ve düzeltici tüm önlem ve tedaviler Ortopedia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ekibinin uğraş alanı içindedir.

Elin yapısı ve önemi nedir?

Günlük yaşam aktivitelerinin yapılmasında önemli bir yeri olan el ve el bileği özenle dengelenmiş eklemlerden yapılmıştır. El, üst ekstremitenin en hareketli parçasıdır. İnsan dışında başka bir canlı, el kadar mükemmel fonksiyonları olan bir organa sahip değildir.

El bileği ve el ağrısı yapan hastalıklar nelerdir?

  • Osteoartroz (Kireçlenme)
  • De Quervain hastalığı
  • Karpal tünel sendromu
  • El bileğinde ulnar sinir kompresyonu
  • Tetik parmak
  • Dupuytren kontraktürü
  • Sudeck atrofisi
  • Raynaud hastalığı
  • Artritler. Romatoid artrit,
  • Psöriatik artrit, ankilozan spondilit
  • Hipertrofik osteoartropati
  • Gangliyon kistleri
  • Travma

 

Osteoartrozu Hastalığı  (Kireçlenme)

Elin osteoartrozu genellikle 40 yaşın üzerinde başlar. Erkeklere göre kadınlar hastalığa on kat daha fazla yakalanır. Tek eklemi tutabilirse de çoğunlukla tutuluş birden fazla eklemdedir. Özellikle ailenin kadınlar tarafında yaygındır; anne, kız, kız kardeş.

Hastalık ağrısız veya pek az bir ağrı ile aylar ve yıllarca farkedilmeden ilerleyebilir. Hastalar hekime genellikle parmaklarında giderek belirginleşen kötü görünümlü nodüller nedeniyle başvururlar. Bazı hastalar işlerini eskisi kadar beceriyle yapamadıklarından yakınır.

Ağrılı osteoartrozlular parafin banyosu, hot pack gibi fizik tedavi araçlarından çoğunlukla yararlanırlar. Gece giyilen naylon eldiven ağrıyı ve sabah sertliğini azaltır.

El bileği kireçlenmesi daima başka bir olaya bağlı olarak meydana gelir. Bu olay da genellikle el bileğindeki kırıklardır. Parmakta kireçlenme ise daima primerdir. Yani herhangi bir sebebe bağlı değildir. Genellikle parmaklarda en uç eklemde görülür.

Daha az olarak parmaklarda ilk eklemlerde görülür.

(Bouüchard Nodülleri)

En sık görülen eldeki kireçlenme ise, baş parmağın el tarak kemiği ile yaptığı eklemde meydana gelir. (de quervain)

Genellikle el işi yapan kadınlarda oluşur. Baş parmak kökünde ağrı, şişlik ve basmakla ağrı oluşur. Hasta ağırı dolayısıyla elini kullanmakta güçlük çeker. Elinden sık sık bazı cisimleri düşürür.

Tedavi

· Eklemi dinlendirme, Analjezik ilaçlar,

· Eklem içine kortizon enjeksiyonu,

Fizik tedavi

Buraya kadar oluşmekanizmaları ve tedavilerinden bahsettiğim hastalıkların tedavisinde son yıllarda akupunktur’da başarıyla kullanılmaktadır. Akupunktur, özel iğnelerle yapılan bir tedavidir. İğneler her hastalığa farklı olarak vücudun belirli bölgelerine iğne batırma esasına dayanır.

Hiçbir riski ve yan tesiri yoktur. Burada dikkat edilmesi gerekli husus akupunukturu uygulayan doktorun bu işin uzmanı olmasıdır. Son yıllard sağlık bakanlığı akupunktur uygulamasının disipline etmiş ve tedavi uygulamaları için sertifikaların bakanlık onayından geçmesini şart koşmuştur. Kimlerin bu konuda yetkin olduğunu öğrenmek için akupunuktur derneğine başvurmak gerekmektedir.

De Quervain Hastalığı

De Quervain hastalığı elbileğinde birinci ekstansör kompartmanda, abdüktör pollicis longus ve ekstansör pollisis brevis tendonlarının sıkışması sonrasında görülen, ağrılı bir durum olarak tanımlanmaktadır. Başparmak hareketleri sırasında ağrı meydana getiren bir tenosinovit olarakta tanımlanmaktadır. De Quervain sendromunda, tendovajinal kılıfın basınca hassas olduğu, ana neden olarak eli fazla kullanılması ya da tendovajinal kılıfın doğrudan hasarından kaynaklandığını belirtilmektedir.

Hastalığın seyri kronik olup, soğuk, sıcak, immobilizasyon ve masajın tedavide yetersiz olduğunu gözlemlenmiştir.

En önemli belirti, radial stiloid üzerindeki tendovajinal bölgeden ön kola ve başparmağa yayılan ağrıdır. Ağrı en çok başparmağın abduksiyon, ekstansiyon ve aynı zamanda kavrama hareketleri sırasında ortaya çıkar. Belirtiler çoğu kez ilerleyici bir seyir gösterir ve olguların ellerindeki kavrama fonksiyonları zamanla geriler.

Bu hastalıkta kızarıklık, ödem ve diğer yüzeyel yumuşak doku infiltrasyonu belirtileri gözlenmez.

Diğer bir belirti; tendovajinal kılıf üzerinde basıya karşı hassasiyetin oluşmasıdır. Ender olarak 1. parmakta tetiklenme durumu da gözlenebilir.

Bu hastalık yapılan birçok çalışmada kadınlarda erkeklere nazaran daha sık gözlenmektedir. Hastalardaki diğer bir etyolojik neden yaştır. Özellikle kadınlarda, üçüncü ve beşinci onyıllar arasında sık görüldüğünü belirten birçok seri mevcuttur. Kohort çalışmalarından; postpartum ve laktasyondaki genç bayanlarda da sıklıkla görülmektedir.

Bazı sporcularda bu durumun gözlenmesi, belli hareketlerin sık tekrarlanması ve oluşan mikrotravmalarla açıklanmıştır. Tüm bu etyolojik nedenlerin dışında hastalığın asıl predispozan faktörü olarak, hastaların yaptığı aktiviteler sonrasında oluşan tekrarlayıcı travmalar sorumlu tutulmaktadır.

Tanı genelde kolaydır. Şikayet; başparmak hareketiyle artan, el bileğinin radial yüzünde lokalize birkaç hafta veya ay süren ağrıdır. Hastalık aynı zamanda lokal hassasiyet belirtileri gösterir. Radial stiloidin proksimalinde yaklaşık 1cm.’lik şişlik gözlenebilir. Hastalığın ortalama görülme yaşı; birçok seride üçüncü ya da beşinci onyıl olarak gösterilmiştir. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülmektedir. Finkelstein testi; başparmak avuç içinde kilitlenirken el bileği ulnar deviasyona getirildiğinde oluşan ağrıyı göstermek için yapılan bir testtir ve hastalığın tanı kriterlerinden biridir. Kortikosteroid enjeksiyonları, de Quervain hastalığında yaygın kullanılır ve doğru uygulanması durumunda sonuçları yüz güldürücüdür.

Cerrahi işlem çok kez lokal anestezi altında yapılır. Turnike uygulaması, radial duysal sinir dallarının dikkatli ayırımı için gereklidir. Cerrahi uygulamada, radial stiloid çıkıntının yaklaşık 1cm. proksimalinde olacak şekilde, birinci dorsal kompartmanın üzerine oblik ya da transvers bir cilt insizyonu uygulanır. Kompartmanın üzerinde oblik olarak seyreden radial sinir duysal dallarının ayırımını yapmak amacıyla, cildin derin katmanları longitudinal olarak nazik bir biçimde künt disseksiyonla geçilmelidir. Cilt ve ciltaltı geçildikten sonra kompartmanı çevreleyen anüler ligaman bistüri ile ince bir şekilde insize edilir. Kılıfın tümünün tam eksizyonundan kaçınılmalıdır çünkü bu postoperatif tendonların ağrılı palmar subluksasyonuna sebebiyet verebilir.

Seyrek olmamakla birlikte enjekte edilen kortikosteroidlerin yüzeyel dokulara dağılımına bağlı olarak subkutan atrofi, yağ nekrozu ve depigmentasyon gözlenebilir. Tüm hastalar enjeksiyon öncesinde %5 ila 10 oranında gözlenen bu komplikasyonlar konusunda bilgilendirilmelidir. Bu durumlar genelde 1 yıl içerisinde gerilemektedir.

Cerrahi tedavinin en önemli komplikasyonu yüzeyel duysal radial sinir dallarının hasarı ve sonrasında ağrılı bir nöroma meydana getirmesidir.

Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel sendromu, el bileğinin bir hastalığıdır. Bilekteki karpal tünelden geçen median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkar.

El-Bilek Kanalı Hastalığı belirtileri nelerdir?

Geceleri ellerde ortaya çıkan ve zaman içinde giderek şiddetlenen uyuşmalar ve ağrılar. Uykudan uyandırcak kadar kötü olabilir ve kola, omuza yayılabilir.

Avuç içinde ve parmaklarda his kaybı veya elektrik çarpması hissi. Özellikle baş, işaret ve orta parmaklarda görülür.

Elde kuvvet kaybı, tutamama, tutulan şeyleri düşürme.

Eli sallamakla bu ağrıların hafiflemesi.

Neden olur?

El-Bilek kanalı hastalığı hekimler tarafından çok eskiden beri bilinmesine rağmen başka hastalıklarla karışabilmekte ve çoğu zaman hastalar doğru tanı alamadığı için hekim-hekim dolaşmaktadır. El-bilek kanalı hastalığı yerine boyun fıtığı tanısı alarak ameliyat olmuş ancak şikayetlerinden kurtulamamış hastalara sık rastlanmaktadır.

El bileği karışık bir anatomik yapıya sahiptir. Parmak ve el hareketlerini sağlayan adele-sinir-damar kompleksi buradan geçerek, dağılır. Median sinir dediğimiz, başparmak ve işaret parmağının hareket ve duyusunu sağlayan bir sinirde bileğin iç yüzünün ortasından geçerek el içinde dallara ayrılır. Bu sinirin üstü, el bileği hizasında ve kısmen de avuç içinde kalın koruyucu özelliği olan bir bandla kaplıdır. Bu koruyucu band , orta yaşlara doğru çeşitli nedenlerle kalınlaşarak, altında kalan ve koruduğu siniri sıkıştırır.

Median sinirin karpal tünel içinde sıkışması ile ortaya çıkan klinik tablodur. Travma, romatoid artrit, amiloidoz, miksödem, osteoartroz, gebelik ve akromegali karpal tünel sendromuna yol açabilmekle birlikte çoğunun nedeni bulunamaz.

Karpal tünel sendromu kadınlarda daha sıktır.

Hasta ilk üç veya dört parmağındaki ağrı, uyuşma ve karıncalanmadan yakınır. Semptomlar karakteristik olarak gece, sabahın erken saatlerinde artar ve hastayı uyandırır. Hasta çoğunlukla ellerini sallayarak ağrı ve paresteziyi gidermeye çalışır.

EMG tanı ve hastalığın izlenmesinde değerli bir tetkik yöntemidir.

Hafif vakalarda el bileğinin nötral pozisyonda splintle istirahata alınması ve lokal kortikosteroid enjeksiyonu çoğunlukla iyileşmeyi sağlamaktadır. Ağrı kesici ve iltihap giderici romatizma ilaçları, el bileğine uygulanan parafin banyosu ve ultrasondan oluşan fizik tedavi yararlı olabilir. Bu tedavilere cevap vermeyen ve kuvvet kaybı olan hastalara cerrahi uygulanır.

En sık nedeni aşırı kullanmaya bağlı bant kalınlaşmasıdır. Özellikle bileğine yük vererek senelerce çalışan kimselerde, daktilo-bilgisayar kullanlarda, örgü ören ve yoğun ev işleri yapan ev hanımlarında, oto tamircileri gibi el bileğini çok kullanan kişilerde sık ortaya çıkar.

Bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak karşımıza çıkabilir.

  • Diabetes Mellitus
  • Hipotiroidizm
  • Akromegali
  • Romatoid Artrit
  • Gut gibi..

Nasıl teşhis konulur?

Tanı, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Boyun fıtığı ve kireçlenmesi tanısı konan hastaların bir kısmında , el bilek kanalı hastalığı da mevcut olup, bu duruma çift darlık adı verilir. Hem boyunda omurilik ve sinir kökü sıkışmıştır, hem de el bileği kanalı darlığı mevcuttur.

Boyun MR’ı ve ENMG (sinir elektrosu) tetkikleri yapılarak tanı kesinleşir.

El-Bilek Kanalı Hastalığının Tedavisi

Başlangıçta,

Aşırı kullanmayı engellemek, el bileğine aşırı yük binmesine neden olacak işlerden kaçınmak

Ağrı kesiciler ve antienflamatuvar ilaçlar

Bilek egzersizleri

El bileği atelleri, gece atelleri

Lokal ya da sistemik kortizon enjeksiyonları çoğu kimse için yeterli olmaktadır.

Ancak zaman içinde şikayetler tekrar başlar ve kalıcı çözüm basit bir cerrahi girişimle sinirin serbestleştirilmesidir. Lokal veya genel anestezi altında, mikroskop kullanılarak el bileğinden avuç içine doğru yapılan 1-2 santimlik bir kesiyle, sinirin üstündeki band kesilerek, sinirin sıkışması ortadan kaldırılır. Bu yöntem kalıcı bir rahatlamaya neden olur. Ameliyat sonrası 3-5 gün el bileği istirahatini takiben, hasta normal yaşantısına döner.

Önerilerimiz:

  • Daktilo ve bilgisayar kullanırken, zaman zaman ellerinizi istirahat ettiriniz.
  • Ev işlerinde bileğe çok güç binen durumlarda dikkatli olunuz.
  • Gece uykuda bileğinizin üstüne yatmayınız.
  • Özellikle geceleri ellerinizde uyuşmalarla uyanıyorsanız, uykunuz bölünüyorsa el-bileği kanalı hastalığı başlıyor demektir.
  • Tedavisi mümkün olan bu hastalıkta basit bir cerrahi girişim kalıcı çözüm sağlar.

Ulnar Sinir Sıkışması

Dirseğinizi bir yere çarptığınızda tüm kolunuza yayılan bir elektriksel akım yada ağrı hissettiğinizde ulnar sinirinizi hissetmiş olursunuz Ancak zaman zaman ulnar sinirin oluşturduğu bu tablo kalıcı olabildiği gibi elin parmaklarını ve el bileğini rahatsız eden bir tablo oluşturabilir.

Ulnar sinir tüm kol boyunca uzanır ve dirseği el bileğini geçerek sonlanır Elin küçük parmağı ve yüzük parmağının his duyusundan elin parmaklarının hareketinin bir bölümünden sorumludur Dirseğin iç yanından mevcut olan eliniz ile de hissedebileceğiniz bir tünelden geçer Dirseğin almış olduğu bir travmadan ulnar sinir etkilenecek olursa (dirsek kırıkları sonrası gibi) sinirde gelişen ödeme bağlı olarak sinir bu tünel içerisinde sıkışır Bu tabloya kubital tünel sendromu yada ulnar sinir sıkışma sendromu adı verilir.

Bu durumun uzaması sonrasında sinirin üzerinde yer alan koruyucu myelin tabakası el bileği ve dirseğin hareketleri sonrasında sürtünmeye bağlı olarak aşınabilir Bu sinir de kalıcı bir hasar oluşma ihtimali demektir

Burada elin kaslarında zayıflama kavanoz açma gibi hareketlerde zorlanma gibi şikayetler ortaya çıkar Problem dirseği ilgilendiren bir patolojiden kaynaklansa da esas şikayetler sinirin etkili olduğu alan olan elde ve parmaklarda ortaya çıkar.

Hem motor hem his duyusu ile ilgili sorunlar yaşanır

Dirseğin iç kısmında oluşan gerginlik hissi

Özellikle geceleri oluşan elin küçük ve yüzük parmağında uyuşma hissi

Araba kullanma veya telefonla konuşma gibi dirseğin uzun süre katlı pozisyonda kalması sonrasında uyuşmanın oluşması

Müzikal bir instrumanı kullanırken yada elin parmaklarını ilgilendiren bir iş yapmada güçlük

Kavrama yada ayıklama işleminde güçsüzlük hissi

Tüm kolun iç yüzünde ağrı hissetme gibi şikayetler oluşabilir.

Bunlardan herhangi biri mevcut ise doktorunuza başvurunerken tanı kolay tedavi seçeneklerini getirecektir

Hastalığın tanısı koymada mevcut birçok yöntem mevcuttur Hastadan alınan bilgi bunların en önemlisidir Dirsek ile ilgili geçirilmiş bir sorununuz varsa doktorunuz sizden çeşitli röntgenler istiyebilir Ayrıca elin elbileğinin kaslarının ve sinirlerinin elektriksel yanıtını görmek üzere EMG istenebilir

Dirseğinin üzerine düşenler

Dirsek hareketi ile ilgili işlerde çalışanlar (sekreterler şöförler gibi)

Diabetikler

Artrit problemi olanlar veya troid problemi olanlar

Alkolikler risk altında olan kişilerdir

Cerrahi olmayan tedavi seçenekleri

Dirseği olabildiğince düz tutarak sinirin sıkışmasını engellemek

Gögüs üzerinde kolların çaprazlaşmasını engellemek

Sık telefon görüşmeleri yapıyorsanız dirseği kullanmayacağınız bir sistem oluşturmak (megafonla konuşmak gibi)

Çalışma masasınızı ayarlayarak dirseğin kırılmış pozisyonda kalmasını engellemek

Geceleri kullanacağınızkolun pozisyonunu ayarlayan ateller

Spor esnasında dirseği koruyan dirsekliklerin kullanımı

Steroid enjeksiyonu (ödemi azaltmak üzere)

Cerrahi tedavi

Eğer konservatif tedavi ile kas güçsüzlüğü ortadan kaldırılamıyorsa yada ağrı şikayetleri sürüyorsa ileri tetkikler yapılarak cerrahi tedavi planlanmalıdır Cerrahi de birçok yöntem mevcuttur ancak en sık olarak anterior submuscular transpozisyon adı verilen sinirin geçtiği kemik tünelin arkasından önüne alınması olarak tarif edilebilecek işlem uygulanır Cerrahi tedaviden sonra rehabilitasyon planlanarak elin gücünün tekrar kazanılması sağlanır

Tetik Parmak Hastalığı

İsmine bakıldığı zaman bir avcı hastalığı gibi duran bu durum parmaklarda tetik çekme hareketi esnasında ortaya çıkan bir durumu belirtmek üzere kullanılmıştır.

Bu durum genellikle 40 yaşın üzerinde ve diabetli,romatizmal hastalığı bulunan kişilerde rastlanılan bir olaydır. Ancak her yaşta hatta yeni doğanlarda dahi görülebilir. Genç yaşlarda avuç içlerini fazla kullanan sporcularda (off-road bisiklet-motosiklet kullanıcıları, dağcılar gibi) görülebilir.

Nasıl oluşur?

Tetik parmak hastalığının oluşum mekanizması halen tam olarak bilinmemektedir anacak hastalığın seyri gayet iyi bilinmektedir.Parmaklarda tetik hareketinin yapılmasından sorumlu olan tendon ve yatağının etkilendiği bilinmektedir.Tendon yapısı kaslar ile kemikler arasında ki ilişkiyi sağlamaktan sorumlu olan yapılardır.Her tendonun üzerini örten bir tabaka mevcuttur.Bu tabakanın oluşturmuş olduğu kılıf içerisin de tendon parmakların hareketi ile bir kayma yaparak yatağı içerisinde hareket eder.

Tendon kılıfının enflamasyon nedeniyle şiştiği,kalınlaştığı için tendon parmak hareketleri esnasında yapması gereken kayma hareketinde güçlükle karşılaşır.İlk başlarda kılıfın hasarlı bölümünde hereketin azalmasına bağlı olarak takılma ve ancak bir atlama hareketi ile rahatlam tarzında olan belirtiler, tedavi uygulanmaz ve olay ilerlerse kılıfın giderek kalınlaşması ve tendon hareketinin tamamı ile kaybolarak parmağın tetik çeker pozisyonda kitli kalması ile sonlanır.

Tanı

Bu hastalığın tanısında röntgenin yeri yoktur.Doktorunuz yaptığımuayene ile parmağı inceler,ele gelen şişlik,kitle,nodulleri tespit eder.Parmak gergin,şiş olabilir.Genellikle avuç içine en yakın eklem de tespit edilir.

 

Ganglionlar Kistleri

Aniden el bileğinizin üzerinde bir şişlik fark etmeniz çok hoş olmayan bir sürpriz olabilir.Ancak telaşlanmayın bunların bir çoğu zararsız ganglion kistleridir ve zaman içerisinde kendiliğinden kaybolacaklardır.

Sık olarak ganglion kistleri el bileğinin üst bölümünde oluşur(dorsal ganglionlar).Ancak bazen el bileğinin arka bölümünde nabız alınan bölge ile başparmağınızın arasında da ortaya çıkabilirler.Bazense parmakların eklemleştiği alanlarda yada parmakların dip noktalarında görülebilirler.Ganglion eklem içerisinde yer alan kemik ve kas dokularının arasında bulunan bağ dokusundan kaynaklanarak balonsu görüntüsü ile karşımıza çıkar.Bu balonun içerisinde yoğun,kaygan eklem sıvısı ile aynı özellikte bir materyel bulunur.Genel bir kural olarak hareketliliğinizin artması ile bu balon büyür ve tam tersi hareketliliğinizin azaldığı dönemlerde bu balon küçülür.

Ganglionlar nasıl oluşur?

Ganglionların oluşum mekanizmasını başlatan sebepler bugün için halen bilinmemektedir.Kadınlar da erkeklerden daha sık olarak görülür ve en sık olarak el bileğinin üzerine sürekli yük uygulamak zorunda kalan jimnastikçilerde görülür.Ganglion içindeki kistik yapı eklemden geçen sinir dokuların üzerine bası yapacak kadar büyüdüğü zaman ağrı oluşturabilirler.Çok büyük ganglionlar ağrısız olsalarda rahatsız edici olabilirler.Tam tersi cilt altı çok zor ortaya konabilen küçük ganglionlar çok ağrılı olabilirler.

Muayene ve tanı

Doktorunuz size bu balonsu yapının ne zamandan bu yana var olduğunu,ebadında bir değişiklik olup olmadığını,ağrılı olup olmadığını soracaktır.Yine muayene esnasında parmağı ile kistin üzerine bastırarak basınç uygulayacak ve bir ışık kaynağı ile kistin ışık altında ki görüntüsünü inceleyecektir.Çektireceğiniz bir grafi ile bu olayın romatizmal hastalığa bağlı eklem bozukluğundan yada bir kemik tümöründen kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılacaktır.Bazense çok küçük olan ağrılı ganglionlarda tanıyı netleştirmek için MRI istenebilir.

Tedavi

Tedavinin birinci aşamasını konservatif yöntemler oluşturur.

- Takip: Ganglion tümöral bir yapı olmadığı için ve zaman içerisinde kendiliğinden kaybolabileceği için doktorunuz kontrolu altında belli bir süre beklenebilir.

- Tespit: Aktivite ile ganglion boyu artacağı için ,bunun sonrasında sinir basısına bağlı ağrı gelişebileceği için doktorunuz size bir el bilekliği veya alçı tespiti ile takip önerebilir.Bu esnada ganglion küçülebilir belkide kaybolabilir.Ağrı azaldığında veya ganglion küçüldüğünde el bileği hareket açıklığını arttırmaya yönelik bir tedavi başlanır.

- Aspirasyon: Ganglionun ağrıya yol açtığı durumlarda veya hareket kısıtlılığı yaratacak kadar büyüdüğünde , ganglion içindeki sıvı “aspirasyon” adı verilen bir işlem ile dışarı çekilebilir.Ancak bu işlem esnasında sıvının çok yoğun olması nedeniyle sıvı dışarı alınamıyabilir.

Yukarıda anlatılan tedavi yöntemleri sonrasında ganglionun verdiği hareket kısıtlılığı ve ağrı giderilemediği zaman ganglionun çıkarılması gerekir.Ancak unutulmaması gereken nokta bu işlemin ardından ganglionun tekrarlıyabileceğidir.Bu işlem sonrasında birkaç gün için ağrı, şişlik gibi problemler ile karşı karşıya kalınabilir.

Tedavi

Tedavinin amacı şişliği indirmek ve yakalama hareketini sağlamaktır.1. aşama tedaviyi; şişliği gidermeye yönelik aspirin yada ibuprofen gibi ilaç tedavisi,istirahat amaçlı parmak atelleri oluşturur.Ani ve yeni başlayan vakalarda uygundur.

Eğer şikayetler gerilemez ise 2.aşamada tendonun kalınlaşmış bölgesine lokal kortizon enjeksiyonu yapılacaktır.Bu tedavinin getirdiği rahatlama hastadan hastaya değişik olup birkaç haftadan birkaç aya uzanan bir periodtur. Nüks sıktır. Bu aşama subakut (3hafta ile 3 ay içinde yakınmaları-burada ağrı ve sabah sertliği gibi yakınmalardan bahsedilmektedir, kilitlenmeye başlaması çok daha geç başlayabilir) başlamış vakalarda tam iyileşme sağlayabilir.

Diabetli yada romatizmal hastalığa bağlı bu durumun geliştiği kişilerde, kronik (3 aydan fazla yakınması olan) vakalarda ve sık kilitlenme olan vakalarda ise tedavi cerrahidir.Tendonun kalınlaşmış kısmının tamiri sonrası hareket normale dönecektir.Ameliyat sonrası fizik tedavi rehabilitasyon gerekebilir.