YAŞAMAK İÇİN KEMİĞİNİ KORU…

Yapılan bilimsel araştırmalar, özellikle kadınlarda 40 yaşından sonra kemiklerin eridiğini göstermekte…
Eğer yaşınız genç ise veya henüz kemiğiniz ile ilgili bir şikayetiniz başlamamışsa, “Ne olmuş yani, eriyecekse erisin!” diyebilirsiniz.
Hatta bazılarınız dedelerinizi, nenelerinizi, aile büyüklerinizin yaşamını tanık göstererek “Aslan gibi yaşadılar, kaplan gibi de öldüler…” misali savunma yapabilirsiniz.
Ancak… Çok değil… 10-15 yıl önce ülkemizde ortalama yaşam süresi daha 60’ı bile bulmuyordu. Yani demek istiyorum ki; o zamanlar insanlar erken kaybedildiği için, kemik erimesine bağlı şikayetlerin ortaya çıkması için yeterli zaman olmuyordu.
Ama şimdi ortalama ömür yetmişleri çoktan geçti. Umuyorum ki benim yaşımdakiler seksenine gelmeden de sekseni geçecek.
İşte o zaman kemik erimesine bağlı şikayeler, kendini gösterebilecek zamanı daha kolay bulacak. Hatta kemik erimesi artık insanların en önemli sorunlarından biri haline geldi bile.

***
Durum böyle olduğuna göre… İsterseniz gelin “kemik eriyince ne olur?”u kısaca gözden geçirelim. 
Kemiğin erimesi demek, en açık ifadeyle kırılganlığının artması demek. Daha küçük darbelerle daha büyük kemik hasarı demek. 
Kemik kırılmaları kolda veya insanı ayakta tutmaya yarayan kemiklerden birinde değilse çok fazla önemli değil, ama kalça, diz, omurga gibi insanı dik tutan kemiklerdeyse; sorun başladı demektir.
Yatağa mahkum olmanın sosyal ve psikolojik travması yanında, daha da önemlisi hareketsiz kalmanın diğer sorunları da ortaya çıkacak demektir.
Damar ve karaciğerde yağlanma, buna bağlı yüksek tansiyon, hatta kalp hastalıkları… Sadece kalp değil beyin hastalıkları ve erken bunama… Akciğer problemleri… Şişmanlık.
Bu liste uzayıp gidebilir. Uzamakla kalmaz, bu hastalıkların her biri, bir kısır döngü içerisinde birbirini tetikleyebilir.
Akciğer problemleri kalbi… Tansiyon yükselmesi beyin problemlerini ortaya çıkarabilir. Şişmanlık ise her yeri yoklar.
***
Yani demem o ki… Kemiğinizi korumak, aslında kalbinizi, beyninizi, karaciğerinizi, belki de gözünüzü korumak anlamına geliyor.
Prof. Dr. Mustafa Herdem

Görüntüleme Sayısı: 1064
Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis